Facebook…Yeni nesil oyuncağımız !!!
Basında, televizyonda, internette, arkadaş sohbetlerinde… Facebook tam bir çılgınlık halini almış durumda. Facebook’ta var olmak, [sanal da olsa] “hayatta varım” demekle eşit düzeye gelmiş birçok kişinin zihninde.
Son altı aydır gelen Facebook davetlerini ısrarla yok saymıştım. Zaten diğer sosyal ağlarda (sosyomat, linked-in, cember.net, mondus…) aktif olamadığım için yeni birinin daha sepette olması anlamsız geldiğinden olsa gerek…
Ancak ‘face’ adını duymadan geçen bir gün olmamaya başlayınca, dur dedim kendi kendime… En azından deneyerek öğren, okuyarak değil. Amacım daha sonra da sizlerle bu deneyimi paylaşmaktı.
Bir ay kadar oldu Facebook üyeliğim. İtiraf ediyorum; sevdim! Read the rest of this entry »




Bazı kişileri defterden silmeden harika bir iş başaramazsın. Hatta işin mükemmelleştikçe, defterden sileceğin adamların da sayısı artacaktır. Çünkü mükemmel iş başarmak isteyen her kişinin önüne, hep vasatı isteyen, mükemmel olmayı istemeyen, orta karar insanlar çıkacaktır. Siz mükemmele doğru yol alıyorsanız, bu tip insanlar sizi daima yavaşlatacaktır. İşte o zaman defteri elinize almanız gerekir. Eğer ki almıyorsanız, mükemmeli başarmak istemiyorsunuzdur. Etrafını şaşırtıcı insanlarla DOLDUR! Onların görüşlerini al. Onları sürece kat. Sırf size yüklenilebilecek bir sorumluluk karşısında, onların da sesinin duyulmasını sağla. 



